21 Kasım 2014 Cuma

Yerdeniz.



Jane Austen Kitap Kulübü filmini izleyip de Ursula Le Guin okumaya heveslenmeyen var mıdır bilmiyorum demiştim instagram hesabımda. Gerçekten filmde o kadar çok Ursula Le Guin'den bahsediliyor ki, zaten uzun süredir okunacaklar listemde duran Karanlığın Sol Eli ile Ursula okumaya hemen başlamak zorunda kaldım desem yeridir :) Kitap için yorumlarıma gelince, süper bir olay örgüsüne sahip diyemem ama Le Guin'in kurduğu dünya ve betimlemeleri muhteşem. Özellikle cinsiyetlerle ilgili olarak ortaya koyduğu farklı bakış açısı için bile okunmaya değer diye düşünüyorum. Kadın ve erkek gibi farklı iki cinsiyetin bulunmadığı, bir nevi cinsiyetsizliğin yaşandığı, ancak bu cinsiyetlerin dönemsel olarak herkes tarafından deneyimlendiği, doğal olarak da cinsiyetlere ait toplumsal rollerin toplum içinde dağıldığı bir dünya nasıl olurdu desem? Bilim kurgu tarzı romanları, filmleri, yapımları seven biri olarak bana böyle söyleseydiniz çoktan okumuş olurdum mesela :)


 Sonrasında ise hiç vakit kaybetmeden Yerdeniz serisine başladım heyecanla. Uzun zamandır bu kadar keyifle okuduğum bir seri olmamıştı desem abartmış olmam herhalde. Büyüleri, büyücüleri, fantastik dünyaları seviyorsanız sizin de keyifli okuyacağınızdan eminim. Yerdeniz dünyası sizi alıp başka diyarlara başka yaşamlara götürecek. Önce "Yerdeniz Büyücüsü" ile tanışacak, sonra "Atuan Mezarları"nda Tenar ile büyük kararlar vereceksiniz. Oradan "En Uzak Sahil"e ölümün kollarına uzanıp, "Tehanu" ile Yerdeniz dünyasının bambaşka yönlerini keşfedeceksiniz. "Öteki Rüzgar"da ise kendinizi değişik bir mücadelenin içinde bulup, en son "Yerdeniz Öyküleri" ile Yerdeniz dünyasının gölgede kalmış, bilinmeyen yönlerini keşfedeceksiniz. Sonrasında ise "Aaa ne çabuk bitti. Niye bitti ki?" diyerek üzüleceksiniz :)


Hep güzel yönlerinden bahsetmeyelim tabi Yerdeniz serisinin. Her güzel gibi kusurları da yok değildi Ursulacığımın. Seride ilerken ara ara  "Ayy amma baydı bu kadın da" derken bulabilirsiniz kendinizi :) Tamamen şahsi düşüncem olmakla birlikte açıkçası ilk kitaplardaki ritm ve heyecanı ilerleyen kitaplarda bulamadım. Seride ilerledikçe olay örgüsü zayıflıyor ve insanda okuma isteğini yaratan o merak duygusu biraz düşüşe geçiyor. En azından benim için durum böyle oldu. Seriye son eklenen kitaplar hafiften zorlama olmuş gibi geldi. Ursulacığım keşke yazmasaydın iyiydi demedim değil :)
Ama bu durum aramızda kalsın olur mu?


Yine de ben Yerdeniz dünyasını sevdim ve iyi ki keşfetmişim dedim.
Bir hafta gibi kısa bir zaman dilimi için de olsa hayatıma renk kattılar :)


Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar diliyorum ve kaçıyorum.
Bol kitaplı, bol kahveli, huzur ve keyif dolu bir haftasonu yaşamanız dileğiyle :)
Sevgiler.
...

29 Ağustos 2014 Cuma

Coffee Lab.



Instagram'da biraz bahsetmiştim ama geniş geniş fotoğraf koymazsam, iki satır da bir şeyler yazmazsam içim rahat etmeyecek. Coffee Lab diyip duruyorum ama neden bu kadar çok bahsettiğimi, neden bu kadar sevdiğimi yine en iyi Ankaralılar anlayacak. Çünkü Ankara'da zincir dışı kahve içebileceğiniz, kahveleri süper lezzetli olan ve de bu artılarına rağmen piyasa olamayan (ders çalışılabilecek kadar sessiz) bir kahve mekanı yok. (Varsa da ben bilmiyorum. Eğer varsa lütfen bana haber verin, size orada bir kahve ısmarlayayım :))



Coffee Lab saydığım bu artılarının yanında çok da hoş dekore edilmiş. 
Keyifli bir ev ortamı gibi. 










 Yeme ve içme kısmına gelirsek, kahvelerine söyleyecek lafım yok. Oldukça taze ve lezzetliydi.
Şimdilik sadece tatlılarından bir kaçını denemiş olsam da, onlar da gayet başarılıydı.
Yiyecekleri hakkında da oldukça pozitif tavsiyeler aldım, en yakın zamanda onları da denemek şart oldu.


Alttaki periyodik tablonun fotoğrafını ise foursquare'den aldım, çünkü önündeki masalarda oturanlar vardı ve fotoğraf çekerek onları rahatsız etmek istemedim. Çok da ince düşünceliyimdir :)


Geniş geniş oturabileceğiniz, derginizi kitabınızı okuyabileceğiniz, yanında da hem taze hem de lezzetli kahvenizi yudumlayabileceğiniz, oldukça ferah ve huzur dolu bu mekanı ben çok sevdim. Eğer Ankara'da oturuyorsanız veya bir gün yolunuz düşerse uğramanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Benim artık bol bol uğrayacağım kesin.
Sevgiler.

Coffee Lab.
Ceyhun Atuf Kansu Cad. No:114
Balgat / Ankara

24 Temmuz 2014 Perşembe

Montenegro.



Uzun zamandır blogumu ihmal ederek çok kötü bir blogger olduğumun farkındayım.
Ama inanın Instagram'da yaptığım bir kaç paylaşımı zar zor yapabiliyorum.
Gecikmiş bir Karadağ postuyla başlayıp, umarım bundan sonra eski bol postlu günlerimize dönebiliriz


Karadağ'a iş nedeniyle gitmiş olsam da oldukça keyifli günler geçirdiğimi söyleyebilirim.
Budva'da konferansın düzenlendiği ve aynı zamanda da konakladığımız Hotel Splendid'i gezileriniz için de rahatlıkla önerebilirim. Otelin onuncu katında yer alan casinonun müdürünün Türk olduğunu ve hoş sohbeti eşliğinde bir Türk kahvesi içmek yanına uğramanızı şiddetle tavsiye ederim :)



Budva'nın merkezinde yer alan Hemingway Caffe & Bar oturup bir şeyler içmek için ideal. Hemingway sevgimden olsa gerek içerideki fotoğraflar ve konsept hoşuma gitti. Budva gibi bi yerde bu konseptte bir cafenin olması gerçekten çok hoş.
...

Budva'yı (özellikle merkez kısmını) çok sevemesem de, Sveti Stefan adı verilen minik adacığı ve insana huzur veren doğasını çok sevdim.  




Kotor içinse beklentilerinizi çok yüksek tutmazsanız, sevebilir ve keyifli vakit geçirebilirsiniz. Kendi adıma Budva ve Kotor'u Akdeniz ve Ege'deki tatil beldelerimizden çok da farklı bulmadım. Ama bunda Mayıs ayının üçüncü haftası olması ve sezonun henüz açılmamış olmasının etkisi de olabilir. 


Şimdi sizi bol bol Budva ve Kotor fotoğrafıyla başbaşa bırakıyorum.
Daha önce gitmiş olanlara nostalji, gideceklere de ilham olması dileğiyle :)
Sevgiler.